Malzeme sektörü, ekonomide tüm faaliyetlere girdi sağlayan temel alanlardan biridir.Bu niteliği açısından mikro-elektronik, biyoteknoloji ve nanoteknoloji ile birlikte sınai üretimin karakterini dönüştürecek ana teknolojik alanlardan biri olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda sektörde etkinliği ve güvenilirliği geliştirilmiş, fiziksel, kimyasal ve mekanik özellikleri daha üstün, daha hafif, daha az yer kaplayan, daha ucuz ve yeni işlevlere daha uygun, üstün performans gösteren, katma değeri yüksek malzeme ihtiyacı hızla artmıştır. Bu bağlamda ileri malzeme alanlarından biri olan kompozit malzemeler, önemli fırsatlar oluşturan teknoloji malzemeleri konumuna gelmiştir.

Belirli bir amaç doğrultusunda iki ya da daha fazla sayıdaki, aynı veya farklı tür malzemelerin özelliklerini, yeni ve tek bir malzemede toplamak için, bileşenlerin kendi sınırlarını koruyacak şekilde oluşturulan kompozit malzemeler; son yıllarda global ekonomik büyüme ve anahtar sektörlere (bina ve inşaat, rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık, otomotiv vb.) daha fazla girdi sağlama becerisine dayanarak uzun süreli bir gelişme göstermiştir.

Kompozit malzemeler (özellikle karbon elyafının kullanıldığı malzemeler) gelişmeye açık bir alandır. Kompozit malzemeler demir-çelik ve diğer metal ürünlere alternatif olarak önem kazanmaktadır. Otomotiv sektöründe kompozitin kullanımı Avrupa’da artan bir eğilim olarak ortaya çıkmaktadır. Kompozit ürünlerin en büyük dezavantajı bu malzemeler kullanılarak üretilen ürünlerin seri üretimlerinin zor olmasıdır. Bu ürünlerin ekonomik üretiminin sağlanması halinde kompozit ürünlerde kullanılan karbon fiber ve reçinelerin kullanımı artacaktır. Diğer yandan önemli oranda bor ürünlerinin kullanıldığı cam elyafı bazlı malzemelerin tüketiminde artış olacağı tahmin edilmektedir. Özellikle yenilenebilir enerji alanında gözlenen hızlı gelişmeye paralel olarak rüzgar enerjisi santrallerinde artış olacağından, dolayı rüzgar türbinlerinin gövde ve kanatlarının yapımında kullanılan cam elyafı ile güçlendirilmiş malzemelerin tüketiminde büyük bir gelişme beklenmektedir Özetle, başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, her ülkenin ulusal politikalarında rekabetçi sektörleri ve ürünleri ile ilişkilendirilmiş ileri malzemelerin ağırlıkla yer aldığı görülmektedir. Bu politikalarda çok büyük kaynaklar yanında kompozit alanının disiplinler üstü özelliği nedeniyle ve pazar paylarının diğer malzemelere göre büyük olmasından dolayı uluslararası alanda rekabetçiliğin arttırılması konusunda yapılacak çalışmalar bölgesel ve ulusal kalkınmada önem arz etmektedir.

Kompozit sektörünün Dünya piyasasındaki pazar payları göz önünde bulundurulduğunda ülkemiz açısından da çok önemli bir pazar alanı olduğu görülmektedir. Bu sebeple kompozit sektöründe sürdürülen temel bilimler ve teknolojik AR-GE çalışmaları hızla artmaktadır. Kompozit sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ikame malzemelerden pay alarak büyümektedir. Kompozit sektörü Türkiye’de Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme göstermektedir.

Türkiye henüz tam olarak Kompozit konusunda doygunluğa ulaşmış bir ülke konumunda değildir. Özellikle Amerika, Almanya, Japonya, Fransa ve İtalya gibi büyük pazarlara girişinin hızlandırılması ve alt yapısının bir an önce inşa edilmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin ulusal politikaları gereği hazırlanan Vizyon 2023 çalışmasında belirlenen, önde gelen tematik konulardan birisi de Kompozit Malzeme Teknolojileridir. Ülkemizde cam lifi, karbon lifi alanında üretim yapılması, kimya sektöründeki gelişmeler ve gelişmiş tekstil sektörünün varlığı, ileri Kompozit malzemeler konusunda sürdürülebilir gelişmenin önünü açmaktadır. Bugün Türkiye kompozit sektörü orta ve büyük ölçekli 150-200 şirket, kısmen kompozit işi yapan 700-800 şirket, yaklaşık 5.000 çalışanı ile yıllık 200 bin ton toplam üretimi ile 1 milyar Avro’luk bir değer üreten sektör konumundadır.

Türkiye’ye sanayisiyle yön veren Bursa, geçerliliğini koruyan ve güçlü olduğu otomotiv, raylı sistemler, denizcilik ve marine, tekstil, rüzgar enerjisi gibi sektörlere ileri malzeme tedariği sağlamaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin dış pazarlar açısından coğrafi konum avantajı dikkate alındığında, Bursa’nın kompozit malzeme pazar hacminde önemli aktörlerden olduğu düşünülmektedir.

BTSO çatısı altında gerçekleştirilmesi planlanan “Bursa Kompozit Malzemeler Sektörünün Uluslararası Alanda Rekabetçiliğinin Arttırılması” projesi kompozit sektöründe rekabet gücümüzü ve ihracat seviyemizi arttırmak amacıyla sektör temsilcilerine yönelik olarak sürdürülecektir. Projeye politik açıdan baktığımızda bölgenin sürdürülebilirlik vizyonunu oluştururken Bursa ve daha sonra ülke ekonomisinin sürdürülebilir kalkınmasına da doğrudan katkı sağlayacaktır.